Hayatı Tersten Yaşamak

Ne kadar güzel bir farkındalık olurdu yaşama tersten başlasak. Ve sondan başa doğru yaşasak 🙂 Hatırlarsınız  “Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi” diye bir film vardı . İşte tam da bu konuyu işlemişti .  Ama bu şiire göre hepimiz öyle olan bir dünyada uyanıyoruz hayata. 🙂  Yaşamak ne keyifli olurdu ; Giderek çocuklaşırdık 🙂

 

Yasamın en tatsız tarafı sona eriş seklidir.
Şüphesiz ki yaşamı tersten yasamak
Daha güzel, hatta mükemmel olurdu.
Nasıl mı?
Cami’de uyanıyorsunuz.
Bir tahta sandık içersinde,
Herkes karşınızda saf durmuş,
iyiliginize dua ediyor
ve tüm haklar helal edilmis vaziyette.
Tabuttan dogruluyorsunuz,
yasli, olgun ve agirbasli olarak.
Herkes etrafinizda, büyük bir itibar,
iltifatlar, çocuklar torunlar hepsi hazir.
Arabaniza kurulup evinize gidiyorsunuz.
Dogar dogmaz devlet size maas bagliyor,
aylik veya üç ayda bir maasinizi aliyorsunuz.
Ne güzel, hazir maas, hazir ev…
Altmisli yaslara kadar hersey garanti,
huzur içinde yasiyorsunuz.
Sagliginiz gittikçe düzeliyor,
kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz.
Birgün çalismak istiyorsunuz
ve ise ilk basladiginiz gün
size hosgeldin hediyesi olarak bir plaket
ve altin kol saati veriyor patronunuz..
ve Genel Müdürlük veya
bunun gibi yüksek bir makamdan,
tecrübeli bir insan olarak ise basliyorsunuz.
Herkes karsinizda elpençe divan…
Vücudunuzda da bazi hosa giden hareketler de basliyor.
Gittikçe zayifliyor forma giriyorsunuz.
Diger hormonal aktiviteler artiyor,
fevkalade…..Aman ne güzel günler basliyor…
Derken birgün patron size
artik Üniversiteye gitsen daha iyi olur diyor.
bu arada Babaniz ortaya çikmis,
“fazla çalistin” diyor.
“artik eve dön, isi birak,
okumaya basla, harçiligin benden olsun…”
Keyfe bakar misiniz ?
Okudugunuz dersler gittikçe kolaylasiyor.
Ekmek elden, su gölden bir dönem basliyor.
Partiler, Diskotekler,Kizlarin sayisi artiyor.
Derken Anne ve Babaniz sizi götürüp getirmeye basliyor,
araba kullanma derdi de yok artik…
Günün birinde sizi okuldan da aliyorlar,
“evde otur, keyfine bak, oyuncaklarinla oyna” diyorlar…
Mamaniz agziniza veriliyor,
zaman zaman altinizi bile temizliyorlar,
hatta bu durum aliskanlik yaratiyor
ve hiç tuvalet kullanmamaya basliyorsunuz.
Derken Anneniz birgün size süt verme kararini aliyor
ve baska bir keyifli dönem basliyor.
Mama artik her yerde,
her an ve en taze seklinde hazir.
Bir gün karanlik ilik ve sicak bir ortama giriyorsunuz.
Beslenmek için agzinizi açmaya dahi gerek yok,
bir kordondan besleniyor,
sicacik, yumusacik,
gürültü ve patirtisiz bir ortamda yasiyorsunuz.
Kuculuyor, kuculuyor,
ufacik bir hücre halini aliyorsunuz.
Ve günün birinde müthiş keyifli bir keyif ile hayatınız
bitiyor….

Kimin Yazdığı tarafımdan bulunamadı.

sevgilerimizle

PS : Bu arada Pek çok şiir Can Yücel e ithaf ediliyor biliyorsunuz . Bu şiir de pek çok kaynakta Can Yücel e ait olarak geçiyor . Bu eser ne yazık ki sevgili Can Yücelin değilmiş. Yaptığım araştırmada daha gerçek sahibine ulaşamadım. Yine de size aşağıda bir link vereceğim , Can Yücel e ait bildiğimiz ama ona ait olmayan internet şiirlerinin listesi.   Bu arada çok ilginç bir yanı var ki şiirin ; o da son cümlesi ; her kişi ve site ayrı kelimeler yazmış . şu ana kadar rastladıklarım “an” , “olay”, “keyif” , “orgazm” olarak değiştirilmiş. Sanırım bu şiiri paylaşmayı sizinle istemem , yalanlar arkasına saklanmış bir gerçekliği ortaya koyan yazı ile karşılaşmama neden oldu. Her şeyde bir hayır vardır.

http://www.gercekedebiyat.com/haber-detay/sahte-can-yucel-siirlerinin-tam-listesi/1104

F.Ebru Tok

Dolunay Danışmanlığın facebook sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here