BİLİNMEZİN ÇAĞRISI 

1)IŞIĞA YOLCULUKTA RUHUMUN AYAK SESLERİ

Geriye dönüp yaşamıma baktığımda hatırladığım bir film şeridi beliriyor gözlerimin önünde. Yer: İstanbul sokakları…Tarih: belki 1985-95 arası bir gün…Mevsim: sonbahar, kışa yakın…Saat: belki 17.00..belki 18.00 (ne farkeder ki)… Konumum: Özel bir aracın arka penceresi…Hareket halindeyiz ve sağanak yağışla damlaların yarıştığı pencereden akan görüntüler: kalabalık ve insanların  duraklarda şemsiyelerle bekledikleri uzun kuyrukların önünden arabayla milim milim ilerliyoruz.  Sıra sıra insanlar gözlerimin önünde resmi geçit yapıyor…odaklandığım görüntüler ve algıladıklarım: donuk…bazen gergin…çoğunlukla bıkmış ve mutsuz gözlerin yer aldığı sıkılmış yüzler…Omuzlar taşıdıkları yaşamın ağırlığıyla düşmüş..Yorgun bedenlerinin dokunsan yıkılacak kadar tükenmiş enerjilerini derinden hissediyordum. Ağırlaşmış yüreğim bana acı vermeye başlamış,hüzünle zihnime sorular üşüşmüştü..

Neden yaşam bu kadar taşınması ağır bir yüktü ?..Yaşamlarının ilk yıllarında ufacık şeyleri coşkuyla,yaşama sevinciyle karşılayan bol bol gülen o çocuk yüzler nerelerde yitirilmişti?… Kızgın ve öfkeli hissettikleri bir durumdan,eğlenceli-çoşku dolu ve keyif aldıkları başka durumlara kolayca geçerken,kendileri olabiliyorlardı. Hayatı hafiflikle  yaşayıp, önlerine gelen her yeni şeye kolaylıkla uyumlanırken  gözlerinde beliren muzip oyunbaz,keyifli parıltılarla yaşama coşkusunun canlı birer simgesi gibiydi her biri..Geçen yıllarla birlikte neden o gözleri ışıldayan mutlu çocuk ifadeleri kayboluyor ve bu denli yorgun­-bezgin  ,ışıltısı kaybolmuş donuk bakışlarıyla mutsuz görünen yetişkinlere dönüşüyorlardı?..Endişelerle ve yaşadıkları deneyimlerle  yaşama sevinçlerini neden kaybediyorlardı?..Bir yerlerde birtakım yanlışlar vardı yapılan….Aynen genetik biliminde; canlıların oluşum – gelişim evrelerinde bozulmalara yol açan,orijinal yapılarından farklı görünüm ve özelliklerin ortaya çıkmasına yol açan mutasyonlar gibi… Neydi bu sebepler?  Neler oluyordu büyüme aşamalarında?

İçsel olarak çok derinlerde ince bir çığlık, önce keskin bir sıkışıklık hissi yaratarak yüreğime düştü,sonra zihnimde kelimelere büründü…(ki o zamanlar, kendime –farkındalık alanlarına yolculuğum henüz başlamamıştı)-Yaşam bu denli yük olmamalıydı… Tüm bu sahneler..Cümleler..hisler..çıkarımlar…Toplasanız  belki sadece birkaç dakikadan ibaretti..Ama henüz bilmiyordum ;tüm bunların benim için yepyeni bir yolu gösteren işaretler olduğunu..

Hangi yaşta ve hangi koşulda yaşanıyor olsa da,hayatın her anında yaşama coşkusu hissedilmeliydi .. Bu nasıl mümkün olabilirdi? Henüz hiçbir fikrim yoktu.. Ama derinlerde hissediyordum ki bu mümkündü.. Ve olması gereken de tam olarak buydu… …Ve de büyük bir kesinlikle doğruluğuna emin olduğum içsel bir bilgiydi bu… Şimdiki farkındalığımla biliyorum ki ışığa yolculuğumun ilk ışıklı levhasıydı bu cümle..”YAŞAMA COŞKUSUYLA HAYATI YAŞAMAK” ……Ulaşılması gereken bir hedef varsa böyle bir anlayışla varolmak olmalıydı….Ve uğruna çaba gösterilecek en yüksek değere sahip  yaşam amacı “YAŞAMA COŞKUSU’NU HİSSEDEREK YAŞAYACAĞIMIZ BİR YAŞAMA ULAŞMAK”tı.. ÖYLEYSE; YAŞAMIMIZDA “YAŞAMA COŞKUSUNU YAŞAMAK” İÇİN DÖNÜŞMESİ GEREKEN NE VARSA DÖNÜŞMELİ,BIRAKILMASI GEREKEN NE VARSA BIRAKILMALIYDI. Olmalıydı ve bu da çok sonraları farkedeceğim üzere benim biricik “Yaşam Amacım”dı …

Aradan geçen yıllar..yaşananlar..savrulmalar..deneyimler..Çokça acılar…kısacık mutlu anlar..yığınla sorular..bitmeyen arayışlar..sayısız zayıflıklarımla yüzleşirken arada belli belirsiz göz kırpan müthiş içsel gücümü keşfedişler..Tekrar bunları sorgulayışlar …arada kaçışların getirdiği kısa yalancı özgürleşmeler ve sahte mutluluklar…yüzleşmelerle ışığa  ulaşıldığında gözyaşlarıyla yoğrulan gerçeğin ayak sesleri.. acıların içinde sorgulamalar..cevapsız kalan sorular…beklemediğim cevaplarla duvara toslamalar …ve de tüm  bunların tekrar tekrar ;farklı konularda ,farklı yüzler ile farklı şekillerle ve de farklı seslerle yankılanarak varlığımın eşsiz farkedişleri haline gelmeleri ….Herbirinin ; eşsiz zenginliklerim ,biricik en değerli hazinelerim olarak yaşam yolumda yer alması.. Sayısız parçalanmalarım..tekrar tekrar bütünleşmelerim..tamamlanmalarım…eksilmelerim…kabullerim..İsyanlarım..Kurbanlıklarımın yığınlarından kükreyerek tüm azametiyle  ortaya çıkan umulmadık eşsizliklerim ve şaşırtıcı mükemmelliklerim..Herşey olan ve de aynı zamanda hiç olan sonsuzluklarım…sınırsızlıklarım ile hiçbir tarife,şablona yerleştirilemeyen değişkenliklerim..Bilmek zorunda olmadıklarım..Her halimle mükemmelliğimin tanımlanamaz hafifliği ve daha birçok ciltleri doldurabilecek  yaşadıklarım……algıladıklarım…Hissettiklerim…Gözyaşlarım..yakarışlarım..Kahkahalarım..Yardım çığlıklarım…ve dahası…ve dahası…Ve…..:))):(((:)))

Tüm bunlar yaşanırken;üstelik benim farkındalık-kendime yolculuk sürecimin içinde uzun yıllar yol almiştim ki -geçmişimin içindeki o eski yağmurlu hüzün dakikalarının anısı yıllar sonra ,tozlu raflardan kendini gösterdi..

Yıllar ,yıllar sonra Koçluk, reiki, Dikşa ,Saf dokunuş, hipnoz, NLP ve daha birçok farkındalık çalışması ve Nefes, Yin Yoga eğitimlerim ile bir dolu yolculukların ardından ; çalışmalarımla ilgili bir web sitesi hazırlamaya başladığımızda, isim ararken ilk aklıma gelen’ Yaşama Coşkusu’ adı idi…daha sonra birçok farklı seçenek de düşündükten sonra tek içime sinen ve  birçok derin duygu cümbüşü ile varlığımda yankılanan, en çok içselleştirdiğim tek isim olmuştu ve sitenin adı ‘Yaşama Coşkusu ‘oldu..

Sonraları 2001 ya da 2002 yılı olabilir.. (Tarihlerle aram pek iyi değil de)… İzmir’de koçluk eğitimleri sırasında tanıştığım ve birçok içsel sürecimi paylaştığım bir arkadaşımla-kendisi koçluk ve drama vb farkındalık alanında birçok çalışmalar yapan bir kişidir- geçirdiğimiz yoğun paylaşımlardan sonra bir gün çaylarımızı içerken bana 13 yaşımdayken hayatımda neler olduğunu sordu? Şaşırmıştım..Hatırlamaya çalıştım.11 yaşımda iken 3. Kardeşim  doğmuştu..Ve bir süre (ki 13 yaşıma denk geliyor) sonra annem ağır bir böbrek hastalığı geçirerek hastanede uzun süre yatmıştı ve gerçekten çok acılı geçen bir dönem yaşamıştık aile olarak… Akrabaların yanında aylarca kalmış ve bu süreçte geçmişten gelen anlaşmazlıkların yansımaları da yanımda dile getirilmiş ve bu da üzerimde acılı bir baskı yaratmıştı… Hatırlıyorum… Ortaya dökülenler; yıllar öncesine dayanan samimiyetsizlikler, kızgınlıklar,alınganlıklar ve sevgisizliklerdi. Diğer taraftan henüz mamayla beslenen, ayakta sallanarak uyuyan küçük kız kardeşim ile benden 2.5 yaş küçük erkek kardeşime ;hiç hazır olmadığım halde yerine göre ana-baba olmak durumunda kalmıştım. Babam sürekli annemin yanında ya da işteydi,arada yanımıza gelebiliyor, genelde hastaneye gittiğimizde onu görebiliyorduk. Bir taraftan ergenlik karmaşalarıyla yaşadığım değişimlerde bocalayıp ailemin desteğine ihtiyaç duyarken..bundan mahrum kalmak bir yana neredeyse bir yetişkin gibi sorumluluk alarak hızlıca büyümek zorunda kalmıştım. 3 ay sonrasında annem hastaneden çıktığında;artık kendisini yormaması ve bol bol dinlenmesi gereken bir süreç başlamıştı. Evde ev işlerine yardımcı olan daimi bir bayan işe başlamıştı.O döneme kadar gayet sessiz, uyumlu, sesini yükseltmeyen, kavga sevmeyen bir çocuk olan ben hızla değişerek; yardımcımıza acımasız  davranan, her şeyi eleştirerek sürekli şikayetlerle sesini yükselten bir ergene dönüşmüştüm.. Arkadaşım Nurdan ‘ın sorusuyla bu dönemde yaşadıklarım birden anlamlanmaya ve dile gelmeye başladı sanki..O kaos,geleceğin belirsizliği..bir yetişkin gibi aileye destek vermek, zamanından önce büyümek zorunda bırakılmak bendeki ‘Yaşama Coşkusu’nu alıp götürmüş…yıkıp ortadan kaldırmıştı..Öfkem bunaydı aslında..itirazım..yaşamın yüklerinin zamansız ve hazırlıksız şekilde sırtıma yüklenmesiydi. Tabii çocuk aklımla büyük olasılıkla anne -babama ve de her şeye (kendim dahil)öfke-kızgınlık doluydum.Kısaca ‘YAŞAMA COŞKU’mu kaybettiğim bir yaştı 13 yaşım…..ismim Ayşe Arzu Yücel ;13 harfti…’YAŞAMA COŞKUSU’  ifadesi web sitesi adı ararken şekillenmişti ve o da 13 harfti, benim o geçmişteki insanların mutsuzluğunu sorgulamama yol açan;yaşamın coşkuyla yaşanması gerektiği ve aslında en derinlerde benim yaşama coşkuma ulaşma yolunda olduğumu bana fısıldayan iç sesimi duymam için çalışmıştı tüm evren ).. Şaşkındım.. Mucizelerimden birine daha şahit oluyordum.. Her şey bana beni göstermişti. En yüksek tonda mesajlar göndermişti.. Ama farketmem biraz zaman almıştı. (Sonrasında da 13 rakamı benim için hep güzel başlangıçların özel rakamı olmuştur)

Herşey daha tanıdıktı şimdi.Benim içsel arayışım aslında kendi 13 yaşımda kaybettiğim yaşama coşkumu tekrar kazanmak içindi. Tüm bu çalışmalar ,eğitimler,yıllar süren her yönden yoğun farkındalıklarla geçen yaşamım ve sonrasında da inanılmaz şekilde çığ gibi biriken;bilgi,deneyim,yöntemlerle harmanlanan ,kişisel çözülmelerle zenginleşen içsel birikimimin artık insanlara ;seminerler,seanslar ,bireysel danışmanlıklarla ulaşmaya başladığı, ve herkesin yaşama coşkularına ulaşmalarında rehberlik ettiğim yaşam  yolum ve bu yoldaki yaşam amacım net ve ışıltılı  şekilde ortaya çıkmıştı…

Her tarafta havai fişeklerin patladığı mavi göklerde,rengarenk gökkuşakları muhteşem manzaralar yaratıyorlardı ruhumun derinliklerinde…

Yaşasıııın YAŞAMA COŞKUSUUUUUU:)))))))

Gerçekten de tüm çalışmalarımın sonunda beni en çok mutlu eden şey;insanların yüzlerinde oluşan pırıltılı ifadeler.. Gözlerindeki bulutların ortadan kalkıp yerini berrak ışıltıların alması… Sevinç ve mutluluklarını ifade eden güzel sözleri ve enerjilerinde farkedilen çocuksu-coşku dolu hafiflik, neşe ve keyif olmuştur… Bunların hepsinin işaret ettiği tek bir ifade var…O da tartışmasız kişilerde- aslında her daim varlıklarında farkında olmadan taşıdıkları ,ancak çalışmalarla ortaya çıkan-görünür hale gelen  ; “Yaşama Coşkusu” idi.

”Yaşama Coşkusu” yolculuğumda herbirinizle birlikte yol almak yaşama coşkumu onurlandırmaya devam ediyor… Her anına sonsuz sevinç ve mutluluk katıyor… Ne mutlu yaşadığım tüm acılara.. tüm gözyaşlarıma.. ve ne mutlu her şeyiyle tüm yaşadıklarıma… Ne mutlu bana..Ne mutlu bize..

“Yaşamımız Coşkulu”…”Yaşama Coşkumuz” daim olsun….:)))))))

TEILEN
Önceki İçerikÂdem ile Havva
Sonraki İçerikManipüle Edilmiş Hisler
Yaşadıklarımı sorgulayışlarım,yeni yaklaşımlar arayışım,  yorumlarım- yordamlarımla yol alırken; hangi yaşta olursam olayım,daima kendimde ve yaşamımda köklü değişimler gerçekleştirebileceğime sarsılmaz şekilde inandım .En büyük gücü bu inançtan alarak; belki de birçoğunuza göre daha fazla risk alarak ve konfor alanımı defalarca elimin tersiyle iterek bilinmeze yol almaya cesaret ettiğim için çok mutluyum. Bugün  biliyorum ki  farkında olsak da olmasak da herbirimizde eksiksiz olarak bulunan içsel gücümüzü  keşfedebilir ve yaşamlarımıza yansıtabiliriz. Okul dönemlerimden itibaren zihnimi meşgul eden, bu hayattaki rolümün ne olduğu, yaşamın amacı ile ilgili sorular ile ruhumda giderek yoğunlaşan anlam arayışları beni birçok eğitim ve atölye çalışmalarına yönlendirdi. Yaşamımda  fazlasıyla sınandığım ve zorlu süreçlerle köşeye sıkıştığım, her anlamda yoğun sıkıntı-sorunlar yaşadığım bir dönemde Transformal  Nefes Terapisi ile tanıştım. Katıldığım her nefes seansında; doğumumdan bu yana nefesimde oluşan   kısıtlamalardan kurtulup açık ve sağlıklı diyafram nefesine kavuşmaya başladığımda, eş zamanlı olarak hayatımda hızla ortaya çıkan ve yaşamdaki yolumu netleştiren  açılımlar,umulmadık mucizevi şekilde önüme gelen fırsatlar,destekler beni Nefes çalışmalarında derinleşmeye yöneltti. Seanslarımda :Nefes çalışmaları ve varlığımda birçok açılımlar yaratan diğer Hipnoz,NLP,Debate,Regresyon,Holistik Moleküler Şifa vb tekniklerden;bilinçaltı temizliği, potansiyellerin açığa çıkarılması ile fiziksel-ruhsal ve zihinsel yönlerden sağlıklı ve doyumlu bir yaşam için arayışta olan kişilerin ihtiyaçlarına göre yararlanıyorum. 1994’den bu yana  kişisel gelişim alanında çok sayıda teorik ve uygulamalı çalışmalarda bulunduğum kişisel gelişim serüvenimin yönlendirdiği kariyerimde;Yin yoga  dersleri bireysel - grup Nefes çalışmaları ile danışmanlıklar vererek ve seminerler ile bireye özel farkındalık çalışmaları planlayarak keyifle ilerliyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here