Varlığın başka bir varlıkta anlamını göremedim bugün dahil günlerin tümünde… Başka varlıkta aramak ne kadar doğruydu? Bu sorgu için geç kalmış sayılmam. Öyle ya yeni bir soru ile yeni anlamlar aramak bütün işimiz. Canlı olmanın verdiği hüzün ve telaşı yaşamak hissi yorucu olsa da kaçınılmaz gerçeğimiz. Her yeni durumda yeniden sorguluyor olsak da geçmişin verdiği deneyim alışmak için yeterli olmuyor. Bu beceriksiz hal de duyguya tanımlı olmalı! Mantığın kontrol edebildiklerini hislerimiz doğrulamıyor olmakla birlikte yok saymak eğiliminden vazgeçmiyor. Bütün mesele burada. Adlandıramadığımız gerçekliğe his diyoruz. Ne kadarı bize ait, ne kadarı dışımızda şekilleniyor bunun ayrımı öznede gizli. Dış dünyada gelişen ve somutlaşan her şey dahil bir varlık insan.

Her şeye ait.

Kesin ve yanlış bir yargıya yöneltmiş olsam da sizleri gerçeklik bu da değil. Gerçek olan hiçlik. Varlık nihayetinde hiçliğe ulaşıyorsa bütün yargılarımız ve yaşantımız hiç olmaktan öteye gidemiyor. Kendinde hiçlik duygusu ise kabullendiğinde varlık bilincinden daha tatmin edici bir halde vücut buluyor. Yaşantımız gizli özneyle devam ederken nesnelere bu kadar ilgileniyor olmak da hayli şaşırtıcı!

Kimliğimiz, verilen adımız, tanımlanan karakter ve oluşturduğumuz kişilik, bu çerçeveden bakınca somuta indirgenemeyecek kadar geçersiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here