Terazi’deki Jüpiter retrosu: Ubuntu, Ben biz olunca Ben’im

Hepiniz hikayeyi biliyorsunuzdur. Afrika’da çalışan bir antropolog, kabilelerden birinde çocuklara bir oyun oynamalarını önerir ve oyunun kurallarını açıklar. Çocuklar tek sıra halinde dizilecekler ve karşılarında duran ağaca kadar koşacaklardır. Ağaca ilk varan da oradaki meyveleri alacaktır. Çocuklar tamam deyip tek sıra halinde dizilirler. Antropolog başlayın der ve şaşkınlıkla olanı izler. Çünkü çocuklar hep birlikte koşarlar ve ağacın altına hep birlikte varırlar. Oyun kurallarına göre de meyveleri hep birlikte kazanıp yerler. Antropolog, çocuklara neden böyle yaptıklarını sorar. Çocuklar Ubuntu yaptık derler. Eğer yarışsaydık, sadece bir kişi kazanacaktı ama biz beraber hareket ettik ve hepimiz kazandık. Ubuntu bizim dilimizde “BEN BİZ OLDUĞUM ZAMAN BEN OLURUM.” demek diye açıklarlar.

İşte Terazi burcunda ki Jüpiter retro hareketi , aslında kısaca bize Ubuntu yapmamızı söylüyor. Terazi burcu genel anlamda ilişkiler ve değerlerimiz konusunu yönetirken, Jüpiter ise felsefe, inanç, kabul, teslimiyet, bolluk konularını simgeler. Bir gezegenin retro harekette olması, o gezegenin içsel anlamda çalışacağını ve temsil ettiği konularda içimize dönüp kendimizle çalışmamızı destekler.

İnsan sosyalleşme ile kendini var eder. Hayatımız boyunca her durum, her kişi ve her madde ile ilişki içindeyiz. Kuantum enerjisi açısından baktığımızda, enerjinin titreşimsel boyutu ile bizim titreşimsel boyutumuz aynı dereceye denk gelirse birbirimizi buluyoruz. Eğer biz aynı titreşimde bulunan her şey ile bir arada isek, o zaman neden birbirimizle yarışıyor ya da sen-ben diyoruz? Jüpiter’in retro olduğu dönem boyunca, kendimize soracağımız ve cevap arayacağımız sorular; neye inanıyorum, ne düşünüyorum, nasıl var oluyorum, nereye doğru gidiyorum, değerlerim neler ?

Büyük bir okyanus içinde var olan küçük damlalarız.

Hepimiz aynı yapıya sahibiz. Biz burada yumuşak bir salınım içinde iken, diğer tarafta fırtınada içindeki dalgalara bakarak, neden böyle davranıyor diye eleştirip, kendimizin aslında o olayın bir uzantısı ya da bir parçası olduğunu unutuyoruz. Belki bir zaman biz de öyle bir fırtına içinde idik ya da öyle bir fırtına içinde olabiliriz ? Peki neden şimdi kendimizi dışarıda tutarak eleştirilerde bulunuyoruz?
Jüpiter’in retro olduğu dönem boyunca kendimizle çalışma konularımız ve sorularımız şunlar olmalı; ilişkilerimde ve değerlerimde inanç kalıplarım neler? İlişkilerde nasılım, kendimi ve karşımdaki kişiyi nerede görüyorum? Kabul koşullarım var mı, varsa neler? Bu koşullar ne zaman ve nerede oluştu? Böyle koşulların olmasına gerek var mı? Bolluk ve bereket konularında kendimi nerede görüyorum ve hak ettiğime inanıyor muyum ?

Hoşgörü ve sevgiyi kendimize yönelteceğimiz bu dönemde, yapacağımız her türlü çalışma ve sorgulama daha farklı ve pozitif bir bakış açısı edinebileceğimiz. Hepimizin ihtiyacı olan sevgi ve kabulü bize deneyimletecek olan bu gökyüzü hareketi boyunca zaman zaman sert etkiler gelse dahi, içinizdeki sese odaklanmanızı ve kendinize Ubuntu’yu hatırlatmanızı öneririm.

Unutmayalım; “Ben, Biz olduğum zaman Ben’im.”

Sevgiyle

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here