Savasana, Türkçe meali ile ceset duruşudur. Yoga pratiği bu poz ile tamamlanır.
Tamamlayıcı olmasının bir çok sebebi var…

Yoga bedendeki gerginlik ve sıkışıklıklara etki ederken enerji kanalları açılır ve enerjiler harekete geçmeye başlar. Savasana pozunda beden, ruh ve zihin aktive olan bu enerjilerle uyumlanarak birbirine entegre olur. Bu nedenle yoganın en önemli bölümüdür.

Adı üstünde ceset duruşu sırt üstü yatarak hareketsiz kaldığımız bir süreçtir.
– Yere, mat veya battaniye üzerine sırt üstü düz yatılır.
– Kollar rahatça bedenin yanlarında, avuçlar yukarı dönüktür.
– Ayaklar birbirlerine rahat bir mesafede ve yanlara düşebilir.
– Gözler kapalıdır, arzu edilirse lavanta göz yastığı kullanılabilir.
– İnce bir battaniye ile örtünülebilir.
– Sırt ve bel rahatsızlığı varsa dizlerin altı rulo yapılmış battaniye ile desteklenebilir, ayrıca boyun için başın altına ince katlanmış bir battaniye veya ince yastık kullanılabilir.
– Ayak tabanından saç diplerine kadar tüm kaslar gevşetilir, bu zihinden tüm bedeni tarayarak yapılabilir.

Dışarıdan basit görünen bu sırt üstü hareketsiz yatma hali televizyon karşısında veya yatakta yatmak gibi değildir. Her gün yaptığımız bu dinlenmeler sırasında zihin hala çok aktif çalışır, düşünür, planlar, program yapar, hayal kurar ve paralelinde değişik duygulara geçer.

Savasana’da bütün dikkat beden ve nefeste olur. Beden ve nefes birlikte derin dinlenmeye ve gevşemeye geçer. Beden sessiz ve hareketsiz, nefes derin ve yavaştır. Tamamen bilinçli ve uyanık olduğumuz, aynı zamanda gevşediğimiz esnada sessizliği deneyimleriz.

Beden gevşemeye geçse de zihin hareketi devam edebilir, düşünceler gelebilir, bunda herhangi bir sorun yoktur. Zihin derin gevşemeye direnebilir ve bu normaldir. Bazen durumdan erkenden çıkıp bir an önce günlük işlere, yapılacaklara dönmeyi isteyebilir. Kimi zaman da beden durumu manipüle edebilir, hareket etme, yerleşme isteği, kaşınma dürtüsü ile bu kendini gösterebilir. Bu dürtülerin farkına varıp, dikkati tekrar bedenin sessizliğini izlemeye çevirmek yeterli olur. Zamanla ve biraz pratik ve sabırla Savasana gelişir ve derinleşir.

Savasana dış dünyadan içimize dönüp kendimizle, bedenimizle, ruhumuzla ve nefesimizle bütünleştiğimiz bir deneyimdir. Gevşemeyi, bırakmayı öğretir ve teslimiyetle olma halini gözlemleme fırsatı yaratır. Düşüncelere kayıp gitmeden an’da olduğumuz, huzur, sükunet ve esenlik halini deneyimleriz. Sembolik olarak var olma halini, yeniden varoluşa uyanışı deneyimleriz.

Savasana’nın 7 ile 15 dakika arasında uygulanması önerilmektedir. Savasana’dan yavaş ve yumuşakça çıkmak önemlidir.
– Önce nefes derinleştirilir.
– Eller ayaklar hareket ettirilir.
– Gerinerek, yana yatılır, cenin pozisyonunda kısa bir süre kalıp oradan oturma pozuna geçilir.
– En sön gözler açılır.

Savasana tamamlanırken bir niyet konabilir, örneğin neleri geride, matın üzerinde bırakmak, neleri beraberimizde götürmek istediğimize dair niyetler olabilir.

Savasana’daki derin gevşeme sonucunda dinlenmiş, daha zinde ve enerjik hissederiz.
Stres, uyku problemleri, endişe, yorgunluk, baş ağrısı gibi şikayetlere olumlu etki eder, ayrıca nefes, kalp, tansiyon ve beden ısısını düzenler.

Günlük yaşam hızlı hareket etmeye yönlendirdiğinden bu durum Savasana’yı daha da değerli kılar.
Gün içinde Savasana uygulamasını kısa bir ara şeklinde alışkanlık haline getirmek, enerji ve ilham arttıran bilinçli bir mola oluşturur.
Nasıl ki cep telefonlarımızı düzenli aralıklarla şarj ediyoruz, bedenimizin şarj edilme ihtiyacını da Savasana ile besleyebiliriz.

Suzan Tanırcan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here