Animus

Kadın, erkeğe içindeki masküleni veya erkili yansıtığı zaman o erkek kahraman, üstün insan, kurtarıcı vb. oluverir. Kadın onunla tamamlandığını düşünür. Bu tip yansıtmalar genellikle konuşma ve ikna kabiliyeti kuvvetli erkeklere yönledirilir. Erkek, kadının gözünde olduğundan daha kıymetlidir. Kadın, erkeğin ışığı altında gezinmekten hoşlanır ve kendi ışığını erkeğe yönlendirdiğinin farkında degildir, kendi değerinin ve potansiyelinin farkında olmaz.

Erkek bu yansıtmadan ilk önce hoşlanır ama daha sonra kadın ona bağımlı gelmeye başlar. İlişkinin bu gerçek dışı unsurları ona sıkıntı verir.

Animus’una yenik düşmüş kadın önyargılar, genellemeler, banal fikirler, eleştirilerin ustasıdır. Bu hal doğada maskülen özellikler olan rasyonelliğin veya mantığın manipule edilmiş şeklidir. Negatif Animus’un fikirleri genelde hoş veya yapıcı değildir, ne zaman bir fikir beyan etse, otoriter ve değişmez tavırdadır. İnsanlar onun direk, mudanasız ve eleştirisel konuşmasına tepki gösterir. Bu kadın kuvvetli görüse de hisleri çok çabuk incinir. Diğer insanların neden kendini sevmediğine anlam veremez, zaten kendine de pek tahammülü yoktur.

Görünüşte fikirlerinin bir mantığı vardır fakat bu mantık o olay için geçerli değildir. Animus’unun etkisi altında olan kadınla bir konuşma şöyle gelişir. Erkek sıkıntılı günler geçiriyordur. Kadın’ın tepkisi “herkes arada sırada böyle sıkıntılı günler geçirir..” olur. Mantık olarak bu söylemde bir hata yoktur fakat bu laf erkeğin duygularını ifade etmesini engeller ve kadından o an beklediği sıcak, duygusal, feminen cevap değildir.

Bu kadının çocukları da annelerinden bekledikleri sıcaklığı alamaz, genelde disiplinci ve eleştirisel bir annedir. Bu annenin çocuklarına karşı sıcak duyguları yok demek değildir fakat animus onları göstermeye engeldir.

Negatif animus kadının yaratıcılığını elinden alır çünkü ne zaman yaratıcı bir fikir aklına gelse bilinçaltından “onu şu veya bu nedenden yapamazsın ” hissi gelir. Psikoanalist John Sanford’a göre Animus etkisi altında kadın ile kendini feda eden kadın arketipi arasında fark yoktur.

Anima

Erkek bilinçdışındaki femineni yansıttığında karşısındaki kadın ilk önce bundan çok hoşlanır, beğenildiğini ve değer verildiğini düşünür, böyle bir zihin imajini taşımak insana güç verir.

Fakat zamanla kadına başkasının ruhunu taşımak ağır gelir. Kendi gibi olduğunda erkeğin kızdığını veya onu beğenmediğini farkeder. Aslında erkek onu olduğu gibi değil istediği gibi görüyordur. Erkeğin içindeki feminen imajın tatmini eninde sonunda insan realitesi ile çatışır.

Kadın ne zaman bu yansıtmanın kısıtlarından kurtulmaya çalışsa sahiplenici, kıskanç veya kızgın bir erkek ile karşılaşır. Artık kadın erkeğin seksüel yaklaşımından da kuşkulanmaya başlar, sanki ilişkilerini yansıtmayan bir aşırılık ve sekse takma durumu vardır. Bu erkek seks ile içindeki feminen ile anlık birleşme istemektedir, kadın ise ilk önce ilişki sonra seks olması gerektiğini düşünür. Erkeğin pozitif yansıtması realite ile zorlandığında negatif yansıtmaya dönebilir, ilk görüşte aşık olduğu kadın, birden kötü olur.

İçindeki feminen yada Anima’nın tesiri altında olan erkeğin morali iner, çıkar. Kendi psikolojisi hakkında fikri olmayan erkek bu moral veya mod değişimi yüzünden devamlı hayatındaki kadını suçlar. Bu modlar kronikleşirse erkeği depresyona veya alkolizm gibi kötü alışkanlıklara sürükleyebilir. Anima tesirindeki erkek takıntılar besler, dinmek bilmeyen huzursuz bir hareketliliği vardır, asabi ve rasyonel olmayan şekilde kavga eder, atmosferi zehir edecek bir yorum ondan beklenir, aslında duygularının esiridir ve duyguların kötü kullanımı doğadaki feminen özelliklerin kötü kullanımıdır.

Gelişmemiş düşünce (erkil, Animus) ve duyguların (feminen, Anima) anlaşamaması şaşırtmaz. Zayıf egolu, anima etkisindeki erkeğin, kuvvetli görünen animus tesirindeki kadını eş olarak seçmesi ya da yenik düşmüş animus etkisindeki kadının, onu devamlı eleştirip küçümseyen bir adamla birleşmesi de bizi şaşırtmamalıdır.

Bu yansıtmaları hep kötü olarak değerlendirmemeliyiz. Onların ayrı dünyaların insanı olan kadın ve erkeği birleştirme gücü yadsınmamalıdır, bir çok aşk ilişkisi yansıtma ile başlar. Ancak bu yansıtmayı bilincimizi geliştirmek için kullanmak veya primitif duyguların çarkında dönüp durmak arasında bir seçim yapmamız gerekir.

Pelin Hattatoğlu’nun klasikyoga.com ‘daki yazısından alınmıştır.
Sevgi ve şükranla…

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here