Endişeliler için sakinlik yollarına “Mindfulness for Worriors” kitabından bir bölümle katkıda bulunmak istiyorum..

Düşününki, harika bir kariyeri olan, parasal olarak oldukça rahat olan, hayatı yolunda gidiyorMUŞ gibi görünen bir adam, sürekli herşeyden şiayetçi ve tatminsiz.

Dışarda içtiği kahveyi beğenmiyor, öğle yemeği için saatlerce sırada beklemekten şikayetçi, insanların koşturmalarından rahatsız, televizyondan nefret ediyor, film seyretmekle uzaktan yakından ilgili değil, en ufak şeyi söylenmeden bırakmıyor

Büyük resimde herşey yolunda gibi görünse de bu adamın günlük hayatının çekilmez olduğunu görebiliyorsunuz. Hayat kalitesi ise yerlerde…

İhtiyacı olan şey ise; bir tutam tolerans!

Padraig O’Morain, zihinsel sağlığımız için en önemli katkıyı yapan şeyin hayatın tatminsizliklerine karşı göstereceğimiz tolerans olduğunu söylüyor. Bu günlük hayatımızdaki her konuda olabilir, bir ilişki ile ilgili olabilir ya da kendimizle ilgili olabilir.

Hepimiz “ya hep ya hiç” düşünce kalıbından muzdaribiz, ister kabul edin ister etmeyin.

Ne yapıyor olursak olalım, ufak tefek aksaklıkların her zaman olabileceğini en baştan kabullenerek işe başlamazsak, hiçbir şey yapamayacak hale gelebiliriz hatta hayat yukarıda bahsettiğim gibi sonunda stres ve anksiyete dolu bir hal alacaktır.

Neticede insanız, ve mükemmel değiliz.

Yıllar önce katılıdığım Transactional Analysis eğitiminde, İtalyan hocamız sınıfa adımını attı ve ilk cümlesini hiç ama hiç unutmadım : “Mükemmellik br insan özelliği değildir!!”

Evet aynen öyle. Beşer şaşar, kimse mükemmel değildir, vs şeklindeki söylemlerle de zenginleştirebileceğiniz temel düşünceyi düstur edinin diyor kitapta.

Ve buna tolerans gösterin, hoşgörülü olun. İster kendinizde, ister başkasında isterseniz yaptığınız işte olsun, tolerans anahtar kelime.

Bunu nasıl yapacağız ? Önemli konu bu işte

Öncelikle, sonuçlara bağımlı düşünmeyi bırakarak. Yani kalkıştığınız bir işin tam tamına istediğiniz şekilde sonuçlanacağına dair düşüncenizi hafifleterek.

İkincisi tabii ki mindfulness aktiviteleri ile, meditastyon, içe dönüş, doğayla başbaşa kalma, vs türü size uygun olan herhangi birini devamlı surette yaparak. İç huzurunu sağlamak, toleransı yükseltecek hoşgörüyü bize hediye ediyor.

İki tane de somut egzersiz öneriyor.

İlki; kendinize bir saat ayırın ve bu bir saat içinde hoşunuza gitmeyen, sizi sinirlendiren yolunda gitmeyen herşeyi fark edin diyor. Özellikle işinizle ilgili olarak bunu yapın. Yavaş çalışan bir pc, sizi sinirlendiren bir meslektaşınız olabilir farkdecekleriniz. Dikkat ettiğinizde bir sürü şey bulacaksınızı eminim:) Şimdi bu gördüklerinize karşı toleranslı bakış açısı nasıl olurdu onu düşünün. İster sesli ister sessiz yapın bunu farketmez. Olumsuzluklarla birlikte oturun,  onları kabul edin, dikkatinizi sadece nefesinize verin ya da duruşunuza. Bu egzersizle mükemmel olmayan hayata karşı toleransınızı artırabilirsiniz.

Diğeri ise; kendi vücudunuzla ilgili mükemmel olmayan durumları farkedin. Ama asla bunları eleştirmeyin. Sadece farkedin. Bunları hayat deneyiminizin bir parçası olarak kabul edin ve takılmayın. Sadece kabul edin. Bu egzersiz de tolerans düzeyinizi arttırmaya yarayacaktır.

Çünkü “mükemmel olmama” durumu hayatın ayrılmaz bir parçasıdır, ve inanın bana hepsi kabul edilebilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here