Derin meditasyon sonrası uyumlanma

Kamboçya ´nın Battambang şehir merkezine 18 km. uzaklıktaki Dhamma Latthika ´da aldığım 11 günlük Vipassana eğitiminden çıkıp da şehre geri döndüğümde, sanki başka bir Aşkım gibiydim. Bu küçücük şehirdeki az sayıda insan ve aracın çıkardığı sesler bile ilk saatlerde fazla geliyordu. Vipassana yapacaklara naçizane tavsiyem, çıkar çıkmaz uzun bir seyahat veya büyük bir şehre gitmemeleri. Zira, zihin, ruh ve bedenin modern hayatın hareketine adaptasyonu belli bir süre alıyor. Bu yüzden ben de çıkışta bir kaç gün Battambang ´da kalmayı ve dış dünyaya yeniden uyumlanmak için kendime belli bir süre izin vermeyi tercih ettim. İyi ki de öyle yapmışım…

Battambang sokakları

 

Sabah saat 08:00 ´de Dhamma ´dan kalkan Battambang otobüsüne bindiğimizde, mutluluğun tüm hücrelerime yayılışını tarif edilemez bir huzurla  izliyordum. Şehir merkezine vardığımızda Dhamma ´da tanıştığım Amerikalı İngilizce öğretmeni ve şifacı Mallory, İngiliz gezgin Grace ve yarı İspanyol yarı Avusturyalı turizmci Eva ile birlikte dört kadın şehir merkezindeki White Rose Cafe´de günler sonra ilk defa midelerimizi hayvansal gıdayla buluşturup, birer sebzeli omlet ve ikişer fincan kahvelerimizi yudumlarken, hepimiz sanki uzaydaki başka bir galaksiden Dünya ´ya ışınlanmış gibi tuhaf duygular paylaşıyorduk. 2 kahve ve koca 1 omlete 4 ´er USD ödeyip, birbirimizden ayrıldık. Yeni dostlarımla hala mesajlaşıyoruz.

 

Kahvaltı sonrası, rezervasyonumu Booking.com dan günler öncesinden yaptığım Angkor Comfort Hotel ´e yürüyerek vardım. Bu arada bu uzak doğu seyahatim öncesi Decathlon ´dan satın aldığım 30 lt. hacimli sırt çantamın toplam ağırlığı sadece 9 kilo idi. Bilgisayar, fotoğraf makinası, telefon ve adaptörleri, defterim ve kitaplarımı saymazsak ihtiyacım olan malzemeler bir kaç kilodan fazla değildi. ( Böyle bir seyahatin bana öğrettiklerinden biri de ihtiyacımız dışında biriktirdiklerimizin bizde yarattığı ağırlık oldu. Eve döndüğümde büyük bir arınma operasyonuyla  valizler dolusu eşyayı Derviş Baba Külliyesine götürüp, ihtiyaç sahiplerine dağıtmaları için bıraktım. http://www.dervisbabacafe.com/ ) Dolayısı ile, kısa mesafelerde rahatlıkla yürüyordum.

Angkor Comfort Hotel ´in yaklaşık 40 m2 büyüklüğündeki odasına girdiğimde bana özel banyomda duş almanın keyfi paha biçilemezdi. Temiz, klimalı bu geniş odanın ortasındaki kocaman yatakta uyuyacaktım bu gece. Böcek yok, kertenkele yok, sinek yok…

Tüm kirlilerimi toplayıp otele en yakın çamaşırhaneye götürdüm. Tartıldı; 2,5 kilo çamaşır yıkanıp, ütülendi ve ertesi gün almaya gittiğimde sadece 3,5 USD ödedim.

Lezzet patlamaları

Battambang ´da yapabileceğiniz etkinliklerden biri yemek kursu. Uzakdoğu ´da hemen hemen her yerde verilen bu kurslardan en hesaplıları Battambang ´da. Şehirdeki ilk öğleden sonramı yemek pişirmeye ayırdım. “Nary Kitchen” a vardığımda, benden başka 4 Hollandalı genç ve 2 Amerikalı ile önce restoran çalışanının eşliğinde semt pazarına gidip malzemelerimizi satın aldık ve sonra gelip mutfağa girdik. 4 çeşit, hepsi birbirinden lezzetli yemeği (spring roll, fish amok, lok lak, tatlı olarak da hindistan cevizi sütü ve muzla yapılan Tapioca) pişirdik, oturduk yedik, sohbet ettik, güldük, eğlendik ve yemek tariflerinin bulunduğu kitapçıklarımızı alıp, kişi başı 10,- USD ödeyip otellerimize dağıldık.

Yeri gelmişken, Kamboçya mutfağının damaklarda lezzet patlamaları yaratan bu yemeklerinden biraz bahsetmek isterim. Spring Roll; pirinç yapraklarına otlar, salatalık, marul, soya filizi, soğan, havuç sıvı yağda baharatlarla sotelenip dolma gibi sarılıyor ve yanına tuz, şeker, sarımsak, baharat, limon suyu ve tavuk suyuyla pişirilerek hazırlanan sosuyla birlikte servis ediliyor. Fish Amok; muz yaprakları içinde pişirilen bir yılanbalığı yemeği. Lok Lak ise dana etiyle hazırlanan hafif baharatlı bir yemek. Kamboçya mutfağı Tayland mutfağına kıyasla daha basit malzemelerden oluşuyor ve daha hafif.

Ertesi sabah 05:00 de uyandım. 11 gün boyunca sabahları saat 04:00 de uyanıp meditasyona oturmaya bu kadar kısa sürede alışmamın bir etkisiydi sanırım. İstersek ne de çabuk yeni durumlara uyumlanabiliyor, ne kadar kolay alışkanlıklarımızı değiştirebiliyoruz? Burada en etkin olan faktör niyet olsa gerek. Canı gönülden yapılan her iyi niyet çalışması o kadar güçlü, hızlı ve etkin bir şekilde meyvesini veriyor ki…  Odamın penceresinden Sangkae nehrinin üzerinde yükselen güneşi selamlayıp, meditasyonumu yaptım. Çıkıp sokakları keşfetmeye hazırdım. Aşırı sıcak ve güneşe aldanmayın. Her an sağanak yağmurun bastıracağını unutmadan çantanıza bir yağmurluk atmayı asla unutmayın. Sokakları keşfederken, yanınızdan geçen sadece insanlar, arabalar, kedi, köpekler değil. Domuzlar da bu şehrin sokaklarının sakinlerinden.

Mekong Nehri

Sanatla gelen şifa

Akşam, gündüzden biletini aldığım Phare Ponleu Selpak (PPSA) Kamboçya sirkine gittim. Şehir merkezinden uzakta bir köyün içinde bulunan bu sirkin hikayesini burada sizinle paylaşmak isterim. 1994 yılında Kızıl Kımer zulmü sonrası mülteci kampından evlerine dönen 9 Kamboçyalı genç adam tarafından kurulmuş. Kampta aldıkları resim kursuyla sanatın çok güçlü bir iyileştirici güç olduğunu keşfetmişler ve döndüklerinde sokak çocuklarına ücretsiz resim kursları düzenlemeye başlamışlar. Kısa bir süre sonra resmi K-12 eğitiminden oluşan bir okul ve görsel sanatlar ( illüstrasyon, boya, grafik tasarım ve animasyon ) ve tiyatro, müzik, dans ve sirk alanlarında eğitim veren bir merkez açmışlar. Günümüzde, bu okulun 1200 öğrencisi ve sanatsal eğitim programlarını takip eden 500 öğrencisi bulunmakta. Tüm eğitimleri ücretsiz veriyorlar. PPSA ´yı daha yakından tanımak isterseniz aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz.

https://pharecircus.org/about-us/our-social-mission/

Bu küçük sirk çadırında, sahnedeki gençlerin tüm naifliklerinin tutkularıyla alevlenip, nasıl muhteşem bir gösteriye dönüştürdüklerini izlerken, avuçlarımın acıdığını hissetmeden alkışlarımla tempo tuttuğum görsel bir şölendeydim adeta. Her ne kadar o ortamın yarattığı hisleri tam tercüme edemese de gösterilerden bir kaç enstantanenin yer aldığı bu minik videoyu izlemenizi öneririm.

Pirinç unu pişiriliyor

Kamboçya – Tayland sınırı

Ertesi günün sabahı, çevre köylerden birinde pirinç yaprağı   ( “rice paper” pirinç unundan hazırlanıp, pişirilen ardından güneşte kurutulan ince yufka ) üretim atölyesini ve başka bir köyde ise bir timsah çiftliğini gezip, bir gün yine bu güzel topraklara ziyareti niyet ederek, Tayland ´a kara yoluyla gitmek üzere Siem Reap otobüsüne bindim.

Güneşte kurutulan pirinç yaprakları

 

 

 

 

TEILEN
Önceki İçerikBilgenin Kuşu
Sonraki İçerikAynı Denize Akmak

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here