Uzun zamandır ertelemelerim….Sıkılıp yazmaya ara verişlerim…Kendimi sorgulayıp içten içe lime lime edişlerim….Yazmayı ertelemek için birçok iş icat edişlerim…Sonrasında da sonu gelmez suçluluk ve içsel karmaşalarımla kendimi paralamalarım….Yaratım sancılarımıydı??? Ya da bir arkadaşımın (sevgili Erim Ergün ‘ün ) deyimiyle hem sesleşmeye..yaşamda varolmaya, hem de yaratıcılığımı ortaya koymaya karşı hissettiğim korkularımın göstergesi miydi bilmiyorum..Çok da önemli değil cevaplar aslında .Ama içten içe meraklı bir çocuk gibi deşiyorum hala kendimi..Sorular…Sorular…Sonu gelmez sorular… Kendi gücümü elime almak ne kadar da zormuş meğer…
Benim için çok zor olsa da ifade etmeye kararlıyım bu kez,yaratma mücadelesi içindeyken yaşadıklarımı.Giderek büyük bir tutkuya dönüşen yaratıcılığını ifade eden güçlü Arzu’yu yaşama isteğim;kendimi bildim bileli ruhumun derinliklerinde kızgın lavlar halinde çağıldayarak her an patlamaya hazır bir volkan gibi enerji biriktirmeye devam ediyordu kendimi bildim bileli. Tüm bu dışarıya coşkun deli akışla akmak için fırsat kollayan yaratıcı özü, yıllardır baskılamak için verdiğim umutsuz mücadelede hep kendisini oyalayacak bin türlü oyun icat edip,kafasını kuma gömerken yakaladım Arzu’yu …Bazen de isyankar çığlıklar atarak sürekli birilerinin,birşeylerin bu patlamaya,,sesleşmeye..üretmeye..yaratımın yansımasına engel olduğunu bahane edip duruyordu.
Ve nihayet birçok yıllardan,acılardan ve de upuzun yollardan sonra tam da şu anda yorgun ve bezgindi…Egosuyla yıllardır verdiği savaştan yenik düşmüştü nihayet…Özbenliğinin kazandığı zaferle bilgisayar karşısındaydı…Halen buna inanamasa da..Her ne ise korkular,geri çekilmeler…Hiçbirine kulak vermemeye tam olarak kararlıydı.Tüm varlığıyla dimdik ,çırılçıplak buradaydı…Hazırdı en sonunda gelecek olan her yoruma,her tepkiye,her soruya ve de her cevaba… Hazırdı cevapsız sorulara…Sorusuz cevaplara hazırdı en sonunda…Teslim oluyordu akışa..İzin veriyordu olanın olmasına…
Tüm diğer yazılarımda olduğu gibi bu yazımda da ilk kelimeden itibaren ve de bundan sonraki tüm ifadelerin olanca samimiyetle dile getirdiğim içsel bir yüzleşme olduğuna inanabilirsiniz. Yıllar öncesinde ilkokul sıralarındayken büyük çocukluk aşkı mandolininin tellerinden ince maharetlerle çıkardığı nağmelerle hayat bulan ve büyük bir azimle 16’lık-32’lik notaların hızına parmaklarını yetiştirmeye odaklanmış küçük Arzu’da takılıp kalmıştı ruhumun kocaman bir parçası anlıyorum artık..Acıtıyor hala ama kabul ediyorum büyük acı çekmiş,hayal kırıklıkları içinde kalmış, ihmal edilmiş,önemsenmemişliklerle yara-bere içinde kalmış can çekişen ruh parçamın varlığını …..Titiz ve disiplinli hocasının da kabul ettiği başarısıyla birbiri ardına metod kitaplarını bitirmişti kısa zamanda uçuşan ruhunun kanatlanan coşkularıyla..Bu aşk ile orta-lise sıralarındaki en keyifli zamanlarını müzikle geçiren,koro çalışmalarında dile gelen notalardaki titreşimlerle derinlerinde buluştuğu varoluş dansıyla kendinden geçen naif genç kıza dönüşmüştü..Müzik onun için tarifi imkansız rengarenk bir serüvenin kapılarını aralıyordu.Notalar kimi zaman hüzünlü duygularına tercüman oluyor..Kimi zaman şirin bir uğur böceğinin parıldayan kanatlarındaki neşeli titreşimlerle ruhunu kanatlandırarak ayaklarını yerden kesiyor ,kendini bulutlarla yarışırken buluyordu bir anda….Bazen de en derindeki ince duygular dile geliyor..Hemen ardından kelebeklerle oyuna davet çıkarıyordu ansızın göz kırparak çocuksu bir neşeyle..İçindeki tüm renklerin dışa yansımasıydı nağmeler..Tınılar…titreşimler..Bedenindeki tüm hücrelerde hissediyordu notaları..Bazen kalbinde kocamaaan bir genişleme yaratıyor..Bazen karnını dolduruyor..Ya da başka bir anda tüm bedeni dopdolu ve sıcacık hissetmeye başlıyordu..Derindeki duygularıyla buluşmaktı onun için müzik dolu geçen dakikalar.Öylesine büyük bir hızla geçiyordu ki zaman derslerde;zamansız ve boyutsuz,sınırları olmayan büyülü bir alemde sonsuz bir keyifle doluyordu varlığı..Yaşadığı dünyasal hayatı unutturan,her daim çocuksu hafiflikle buluştuğu tek sihirdi müzik hayatında..Her defasında sona eren dersle birlikte masallar aleminden dünyaya çakılan bir uzaylı gibi yabancı gözlerle etrafını süzüyor,isteksizce günlük rutinlere dönüyordu ,aklında halen dersteki melodiler dönüp dururken.
Konservatuara gitmeyi çok istemişti.Kalbi eriyordu adeta Kadıköy’deki Konservatuardan geçerken duyduğu melodilerle..Ama yaşamının en büyük mutsuzluğu,hayal kırıklığı onu bekliyordu.Aile meclisi konservatuarda okuma isteğini reddetmişti.Belli ki ilk orda kaldı birşeyler kursağında..Düğümlendi boğazında kelimeler..Sesi kısıldı .Yüreği isyanlarda çırpınıyor sesini kimseye duyuramıyordu.Biliyordu ki ne kadar ağlasa,bağırsa da hiçbir şey değişmeyecekti.Kendi isteklerinin bir değeri olmadığını anladı ilk kez. O her ihtiyacını anında karşılayıp,herşeyden koruyup kollayan Anne-babası bu kez aşılmaz bir duvar olarak dikilmişlerdi karşısına.Milyonlarca kırılma yaşamıştı ruhunda….Örselenmişti,incinip darmadağın olmuştu hayalleri …Yıllara yayıldığında giderek büyüyen bir enkaza dönüşen ruhundaki yaşama coşkusu rengini, anlamını kaybetmiş.gözlerine belli belirsiz hüznün gölgesini bulaştırmıştı.Artık o coşkun pırıltılar yoktu gözlerinde..Kendini çocuk yaşlarında kocamış ve hayallerini kaybetmiş hissediyordu.
Geçen yıllarla birlikte küllenerek varlığı kanıksanan ve unutulmaya yüz tutan bu derin küskünlük, ruhunun en karanlık kuytusunda saklanıyordu hala.Üstelik yaşadığı her hayal kırıklığıyla kalın bir kabuk bağlayan devasız bir yaraya dönüşmüştü zaman geçtikçe.Bu acısını hatırlatan her anı ve müzik aşkını alevlendiren her hissediş ile ruhu kanamaya başlıyor, sızlıyordu ince ince . Bilmiyordu ki yaşamı boyunca kendi isteklerini sürekli ertelemesine,içsel sıkıntılarını görmezden gelmesine neden olan,tüm bu dirençleri yaratan bir çekim alanı oluşturmuştu, bu yıllar önce oluşan yarası..Belki de acılarla ertelenmişliklerle beslenen doymak bilmez bir canavara dönüşmüştü zamanla..Ve yaşamında hep iniş çıkışlar yaşamasının ana kaynağıydı kimbilir? Ve belki de onu birçok mutsuzluklara,engellemelere bağımlı kılmıştı.Bir ömür yaşananlardan ve farkındalıklardan sonra,tam olarak da şu anda artık önemsizleşmişti tüm bunlar..
Artık bu anılar ve acıların,yaraların herbiri koşulsuz sevginin ve teslimiyetin ışığıyla arınarak şifalanmaya hazırdılar çok uzun bir zamanın ve yaşananların ardından….Bilgisayar karşısında parmakları klavye üzerinde uçarak bu cümleleri oluştururken artık izin verdiğini kabul ediyordu yaratıma,yaşamının-varlığının coşkusuna… Yıllar önce notalarla paylaşırken ruhunun tüm gizemli derinliklerini, bu kez harfler ve kelimeler tercüman olacaktı duygularına ve de tüm bu satırları okuyan herkes şahidi olacaktı varlığının karanlık ve aydınlık yansımalarına…
Üstelik birdenbire ruhu hatırlamaya başladı yeniden..Zaten başından beri yaşadığı hiçbir deneyim ve de hissettiği hiçbir duygu kendisine ait olmamıştı ki..Herbiri dünya üzerinde yaşamış ve halen yaşayan her insan ve canlıda varolan farklı yansımalarıydılar mucizevi yaratımın sadece..Tüm parçalarını sevgiyle kucakladığını hissederken derin bir nefes aldı.Varlığı bütünlenmiş hissediyordu nihayet.
Ve itiraf ediyorum…En başından beri eksiksiz ve kusursuz olan Tanrısal yaratımın gözalıcı ihtişamıyla sarsıldı tüm benliğim..Gökkuşağının rengarenk kubbesinde yaratım mucizesi coşkun şenliklerle kutlanırken ,ruhum keyifli nağmelerle yaşama coşkusunu notalara dökmeye başladı içsel sahnesinde…Anladım ki harfler ve notalar yaşamın farklı lisanlarının işaretleriydiler sadece..Gerçek bu kadar basitti..Gülümsedim…Bir dili Konuşmak,yazmak …Herhangi bir müzik parçasını notalarla kağıda dökmek ya da dillendirmek, aynı ifadeleri farklı dillerde ifade etmekti.Özünde sadece sesleşmek vardı..
İçimdeki müziği bu kez kelimelerle deşifre ettiğimi farkettim…Öyleyse her an içimdeki kelimeler de keyifli ya da hüzünlü,neşeli belki de oyuncu melodi dizeleri haline gelebilirlerdi.
Bazen MÜZİK …Bazen YAZI…Bazen NOTALAR …Bazen HARFLER..Bazen biri..Bazen diğeri..Özgürleşmiştim…
Gözlerimin önünde Harfler ve notalar dansetmeye başladılar ve yaratım mucizesinin eşsiz çeşitliliğinde yerlerini aldılar…
Sonunda ruhum dinginleşmiş ve barışa kavuşmuştu..Artık cesaretle ve özgürce varolmaya hazırdım.Ve de varoluşun ayrılmaz bir parçası olan BEN’i her şekilde ifadeye…Başka bir deyişle her şekilde sesleşmeye…
NE MUTLU…
TÜM ACI ve HÜZÜNLERİNDEKİ SEVGİ’Yİ –YAŞAMA COŞKUSU İLE KUCAKLAYANLARA …
NE MUTLU HER ZERREDE VE HER YAŞANMIŞLIKTA YARATIMI KUTLAYAN YARATICILARA…
NE MUTLU SEVGİYLE GERÇEKLEŞEN FARKINDALIKLARA…

SEVGİ VE NEFESLE OLUN HER DAİM 🙂
A.ARZU YÜCEL

TEILEN
Önceki İçerikBir Tutam Tolerans
Sonraki İçerikVolkan Ulusan’la Elveda Stres – İyi Liderlik
Yaşadıklarımı sorgulayışlarım,yeni yaklaşımlar arayışım,  yorumlarım- yordamlarımla yol alırken; hangi yaşta olursam olayım,daima kendimde ve yaşamımda köklü değişimler gerçekleştirebileceğime sarsılmaz şekilde inandım .En büyük gücü bu inançtan alarak; belki de birçoğunuza göre daha fazla risk alarak ve konfor alanımı defalarca elimin tersiyle iterek bilinmeze yol almaya cesaret ettiğim için çok mutluyum. Bugün  biliyorum ki  farkında olsak da olmasak da herbirimizde eksiksiz olarak bulunan içsel gücümüzü  keşfedebilir ve yaşamlarımıza yansıtabiliriz. Okul dönemlerimden itibaren zihnimi meşgul eden, bu hayattaki rolümün ne olduğu, yaşamın amacı ile ilgili sorular ile ruhumda giderek yoğunlaşan anlam arayışları beni birçok eğitim ve atölye çalışmalarına yönlendirdi. Yaşamımda  fazlasıyla sınandığım ve zorlu süreçlerle köşeye sıkıştığım, her anlamda yoğun sıkıntı-sorunlar yaşadığım bir dönemde Transformal  Nefes Terapisi ile tanıştım. Katıldığım her nefes seansında; doğumumdan bu yana nefesimde oluşan   kısıtlamalardan kurtulup açık ve sağlıklı diyafram nefesine kavuşmaya başladığımda, eş zamanlı olarak hayatımda hızla ortaya çıkan ve yaşamdaki yolumu netleştiren  açılımlar,umulmadık mucizevi şekilde önüme gelen fırsatlar,destekler beni Nefes çalışmalarında derinleşmeye yöneltti. Seanslarımda :Nefes çalışmaları ve varlığımda birçok açılımlar yaratan diğer Hipnoz,NLP,Debate,Regresyon,Holistik Moleküler Şifa vb tekniklerden;bilinçaltı temizliği, potansiyellerin açığa çıkarılması ile fiziksel-ruhsal ve zihinsel yönlerden sağlıklı ve doyumlu bir yaşam için arayışta olan kişilerin ihtiyaçlarına göre yararlanıyorum. 1994’den bu yana  kişisel gelişim alanında çok sayıda teorik ve uygulamalı çalışmalarda bulunduğum kişisel gelişim serüvenimin yönlendirdiği kariyerimde;Yin yoga  dersleri bireysel - grup Nefes çalışmaları ile danışmanlıklar vererek ve seminerler ile bireye özel farkındalık çalışmaları planlayarak keyifle ilerliyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here