Arzu’nun Evreni

0
366

 “YAŞAMA COŞKUSU “ YOLCULUĞUM…

ÖFKE’NİN ÇAĞRISI  2)
RUHUMUN AYAK SESLERİ

Öfkenin;  doyurulmamış isteklere ,istenmeyen sonuçlara ve karşılanmayan beklentilere verilen duygusal tepki olduğunu hepimiz biliriz …Oysa toplumsal ve kültürel olarak ; öfke- kızgınlık çoğu kez bize yasaklanan , dışa yansıtmamızın onaylanmadığı, adeta lanetlenen ve dışa vurmaktan ölesiye korkularak tabana kuvvet kaçınılan duygular olmuştur.

Öfkeli insanları çoğunlukla tehdit algılarız… Bizdeki birçok korkuyu tetikleyen bir etkisi vardır. Kontrolsüzce ortaya çıktığında ve sağlıklı şekilde ifade edilmediğinde yıkıcı sonuçları olabilecek bir potansiyel taşıdığını bildiğimizden,ortamda ya da karşımızdaki kişilerde öfke duygusu hissedilmeye başladığında korku ve endişe duymaya başlarız.  Sonuçları tahmin edilemeyeceğinden kontrolü kaybetme korkumuzun yanısıra, öfkemizi ifade ettiğimizde deneyimlemekten korktuğumuz; sevdiklerimizi kaybetme, reddedilme, sevilmeme, yargılanma, cezalandırılma, yalnız kalma, acı çekme vb. birçok durumları yaşama korkuları, kocaman bir demir kıskacın acımasız dişleri arasında felç eder tüm benliğimizi.Donar kalırız..Ya da hızla kaçarız tüm bunlardan…Kurtulmayı umarak:)

Zamanında öğretmiştir birileri; Ay çok ayıp! Saygısızlık yapma! Anne-babaya bağırılmaz!,Bak seni çok ayıpladılar !! vs..vs. diyerek susturmuştur sendeki öfkeyi..Ve kanıksamışsındır artık..Öfkeli olmak onaylanmaz , zararlı sonuçları vardır her zaman.

Oysa tüm karanlıklarımızın ışıklı bir yanı olduğu gibi ;Öfkemiz de;kulak tıkadığımız, görmezden geldiğimiz karanlıklarımızın yardım çığlığı ve sessizce içimize akıttığımız gözyaşlarımızın isyanıdır.!!Bir uyarıdır..Der ki:dön bak ruhuna,yüreğine…Neleri ihmal ettin kendinle ilgili?Hangi ihtiyaçlarını dikkate almıyor,kendini neden önemsemiyorsun?..Neden hep başkaları daha önemli senden? …Kendi değerini bilmek için nedir ihtiyacın olan?..Ya da varlığındaki hangi parçayı kabul etmekte zorlanıyorsun? Birçok şeyi yargılayıp,acımasızca eleştirip cezaya mahkum eden bir yargıç mı var zihninde asla susturamadığın? Korkma! Kaynağına odaklan! Nereden geliyor bunca öfke???

Ve de sonunda anlarsın ki asıl öfken, kızgınlığın kendinedir… Ve yine bilirsin ki ;ruhunda yankılanmayan hiçbir duygu varlığından açığa çıkamaz.. Dış dünyadan  ya da her biri varlığının aynası olan şey’lerden ve kişilerden gerisin geriye sana yansıyamaz.İşte o zaman bazen sessiz yorgun gözyaşları yuvarlanır yanaklarından..Yüreğinin her bir hücresini paramparça yapan acıların,üzerine çullanan cinnet hisleri ;belki bağırışlar ve  şikayetler halinde yüksek volümde dökülüverir dudaklarından..Yastıkları yumruklamak istersin belki olanca birikmiş isyan dalgaları ele geçirdiğinde ruhunu.. Belki de devasa depremler ve dinmeyecek gibi ardarda gelen artçılarla yıkmak gelecek içinden birşeyleri…Bazen de hayatındaki herşeyi…

Ya da yüzlerce defa yaptığın ve de çocukluğundan bu yana öğrendiğin gibi öfke çığlıklarını itinayla bastırarak;  görüntüde hanımefendi, beyefendi tavrının ardında gizlenen ; o balçık ve irin dolu, cehennem ateşiyle her daim patlamaya hazır  kaynayan duygu kazanına yepyeni bir zehir daha eklersin!Her birinin günün birinde senden binlerce kez hesap soracağından bihaber..Belki de bedelin ağır olacağını bilsen de apaçık, başa çıkmaya henüz kendini hazır hissetmediğindendir,çaresizliğindendir tüm bu kaçışlar.

Bunca içsel kargaşayla başedebilme  ve yeniden maskelerine bürünme savaşında delice gösterdiğin çabayla harcadığın onca enerjiyi telafi etmek ,bozulan moralini düzeltmek için ;yemeğe-tatlıya,TV’ye,sigaraya,alkole,sexe,uyuşturucuya ya da sana iyi hissettirip geçici tesellilerle acılarından uzaklaştıracak bir yakınına,arkadaşına,sevgiline uzanacaksın belki..Belki de kendine ;kendi cehenneminin çığlıklarını duymana izin vermeyecek yoğunlukta  yeni uğraşlar,hobiler, farklı ilişkiler bulacak, arkadaş toplantılarına,yeni seyahatlere,partilere ve gece hayatına dalacaksın..Ya da temizlik ,düzen tutkusu gibi konularda aşırılıklara saparak (mükemmel anne-babalık ve mükemmel eş-mükemmel çalışan vs),her boş zamanını çılgınca koşturmacalar ve ödülü olmayan didinmelerle tıkabasa dolduracaksın..Binbir bağımlılık oluşturacaksın farkında olmadan, çaresizce seni iyi hissettiren birçok şeye….Belki de hızla kaçarak oradan; birkaç gün ya da haftalar süren depresyonlarla panik ataklarına  bırakıp kendini ,psikiatristlere – antidepresanlara teslim olacak ,sürekli etrafı ve de koşulları suçlayarak kurban olmayı seçeceksin..

Tüm bunları bahane ederek ,her zaman yaptığın gibi; yaşamın içinde “gerçek bir yaşayan” olmaya direnebilir ve zaman öldürerek,hayatını tüketebilirsin..Bu tabii ki senin özgür seçimin!

Ama eğer bu defa yaşamında bazı şeyleri değiştirmeye karar verebilirsen! Ve izin verirsen artık yaşamında yeni ve farklı bir pencere açmaya! Sadece bir tek şeyi farketmen gerekiyor..

Bunların herbiri;

“KENDİNDEN KAÇIŞTIR..KENDİNE,RUHUNA İHANETTİR” ve “BEDELİ ÇOK AĞIRDIR”

Bazen sağlığın ,bazen enerjin,bazen ilişkilerin,bazen kariyerin,bazen hepsi etkilenir…

ASLA ŞÜPHE GÖTÜRMEYEN TEK BİR SONUÇ ORTAYA ÇIKAR…

”MUTSUZ VE KENDİNDEN KAÇTIĞIN BİR YAŞAMI ÖRERSİN İLMEK İLMEK!”….

Oysa bugüne dek benzerlerini sayısız defalar uyguladığın tüm bu yolların dışında bir yol arıyorsan ..Sana önerim kaçarak kurtulmaya, uyuşturmaya çalıştığın ve  mücadelelerle susturmaya çalıştığın öfkene kulak verebilirsin..Sana vermek istediği hediyeleri kucaklayabilir ve bu duyguyla çok sağlam bir yol arkadaşlığı kurabilirsin.Öfken ;ancak hediyelerini sevgiyle kabul ettiğinde seninle işbirliğine açar kendini ..

Sonrasında ise …ÖFKENİ; SAF BİR SEVGİYLE ,HEM ZERAFET HEM DE GÜVENLE ifade etmenin anahtarına kavuştuğunda;

SEVDİKLERİNE EN DERİN DUYGULARINI AÇMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİNİ YAŞAYABİLİR,KOŞULSUZ SEVGİ YOLCULUĞUNDA İLERLEYEREK-SEVGİ DOLU KUCAKLAŞMANIN SICAKLIĞINI TADABİLİRSİN !

ANCAK SEN, KENDİNİ BÜTÜN KARANLIKLARINLA BİRLİKTE TAM BİR KOŞULSUZ SEVGİYLE SARIP SARMALADIĞINDA! GERÇEK OLUR BU RÜYA! :))

Hiçbir duygu tek başına kötü ya da iyi değildir. Ve herbiri bizi, kendi gerçek varlığımızın ihtiyaçlarına götürür.Ve de tüm bu olumsuz duygularımızdan kaçış..Aslında kendimizden ve kendi mutluluğumuzdan kaçıştır..Mutlaka ve mutlaka tam olarak bize neyi gösterdiğini farketmeye odaklanmalı,bir şekilde ifade bulmasına izin vermeliyiz.Tabii ki kontrolsüz şekilde ve olanca yıkıcılığıyla karşımızdaki kişilere ve şeylere,durumlara yönelen bir öfke ifadesinden sözetmiyorum..Bu duygumuzla yüzleşmeyi , onu olanca ağırlığıyla hissetmeyi denemekten ve bunun yollarını araştırmaktan söz ediyorum.Eğer bunu kendi kendimize başaramıyorsak-ki farkındalık düzeyimiz çok yüksek olsa da tek başımıza kolayca başarabileceğimiz bir konu değildir-destek almaya,bize objektif ayna tutarak farklı yöntem ve yaklaşımlarla çözümler gösterecek kişilere başvurmaya açık olmalıyız.

Kendi deneyimlerimden yola çıkarak içtenlikle söyleyebilirim ki ; tüm olumsuz duygularınızla yüzleşmenin ödülleri sizi şaşırtacak kadar değerlidir.Ve yaşamınızda ortaya çıkaracakları değişimler;inanılmaz derecede özgürleştirici ,doyum ve mutluluk verici olacaktır.

UNUTMAYIN!!!

 “KÖKLERİNİZ; CEHENNEMİN DERİNLİKLERİNE (BAŞKA BİR DEYİŞLE EN DERİN   KARANLIKLARINIZA, KORKULARINIZA) CESARETLE UZANAMAZSA,
 BİLİN Kİ ;DALLARINIZ CENNETİN KRALLIĞINA (ÖZÜNÜZDEKİ IŞIĞA VE EN           YÜKSEK  POTANSİYELİNE) ASLA ULAŞAMAYACAKTIR !!! (Alıntı)

Sevgi, nefes ve farkındalıkla kalın 🙂 )

TEILEN
Önceki İçerikTers Köşe
Sonraki İçerikOda, Eşyalar ve Yalnızlık
Yaşadıklarımı sorgulayışlarım,yeni yaklaşımlar arayışım,  yorumlarım- yordamlarımla yol alırken; hangi yaşta olursam olayım,daima kendimde ve yaşamımda köklü değişimler gerçekleştirebileceğime sarsılmaz şekilde inandım .En büyük gücü bu inançtan alarak; belki de birçoğunuza göre daha fazla risk alarak ve konfor alanımı defalarca elimin tersiyle iterek bilinmeze yol almaya cesaret ettiğim için çok mutluyum. Bugün  biliyorum ki  farkında olsak da olmasak da herbirimizde eksiksiz olarak bulunan içsel gücümüzü  keşfedebilir ve yaşamlarımıza yansıtabiliriz. Okul dönemlerimden itibaren zihnimi meşgul eden, bu hayattaki rolümün ne olduğu, yaşamın amacı ile ilgili sorular ile ruhumda giderek yoğunlaşan anlam arayışları beni birçok eğitim ve atölye çalışmalarına yönlendirdi. Yaşamımda  fazlasıyla sınandığım ve zorlu süreçlerle köşeye sıkıştığım, her anlamda yoğun sıkıntı-sorunlar yaşadığım bir dönemde Transformal  Nefes Terapisi ile tanıştım. Katıldığım her nefes seansında; doğumumdan bu yana nefesimde oluşan   kısıtlamalardan kurtulup açık ve sağlıklı diyafram nefesine kavuşmaya başladığımda, eş zamanlı olarak hayatımda hızla ortaya çıkan ve yaşamdaki yolumu netleştiren  açılımlar,umulmadık mucizevi şekilde önüme gelen fırsatlar,destekler beni Nefes çalışmalarında derinleşmeye yöneltti. Seanslarımda :Nefes çalışmaları ve varlığımda birçok açılımlar yaratan diğer Hipnoz,NLP,Debate,Regresyon,Holistik Moleküler Şifa vb tekniklerden;bilinçaltı temizliği, potansiyellerin açığa çıkarılması ile fiziksel-ruhsal ve zihinsel yönlerden sağlıklı ve doyumlu bir yaşam için arayışta olan kişilerin ihtiyaçlarına göre yararlanıyorum. 1994’den bu yana  kişisel gelişim alanında çok sayıda teorik ve uygulamalı çalışmalarda bulunduğum kişisel gelişim serüvenimin yönlendirdiği kariyerimde;Yin yoga  dersleri bireysel - grup Nefes çalışmaları ile danışmanlıklar vererek ve seminerler ile bireye özel farkındalık çalışmaları planlayarak keyifle ilerliyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here