Rory Sutherland ile tanıştım ve bakış açısından çok etkilendim.

Tanıştım dediysem yüzyüze değil,şimdilik değil en azından :), bir Ted Konuşması* sayesinde tanıdım kendisini.

Konuşmadan o kadar etkilendim ki Türkçe çevirisini yaptım doyamadım bir de buradan sizlerle paylaşma gereği duydum.

“Bakış Açısı Herşeydir” başlıklı konuşmasında Sutherland çok çok önemli fakat yıllardır belki de hakettiği değeri göremeyen bir konudan bahsediyor.

Algı ve psikoloji..Evet ana tema bu kisi çerçevesinde dönüyor.

Diyor ki, (pazarlamacılar da çok iyi bilir bu mottoyu!) algı gerçekliktir, hatta algı herşeydir.

Bir olayı, bir ürünü, bir kimseyi nasıl algıladığımız aslında o şeyin ya da kişinin gerçekte kim olduğundan öte birşeydir ve hatta daha önemlidir.

Şöyle bir örnek veriyor, diyelimki dünyaca ünlü Michelin-yıldızlı bir restorana gittiniz. Harika, dünya çapında çok değer gören yemekler servis ediliyor. Fakat o da ne! Kapıdan bir giriyorsunuz, içerisi lağım kokuyor ve yerlerde pislikler var. Ne yaparsınız ? Büyük ihtimal oturmadan çıkarsınız.

Aslında bu örnekte yemek esas ürün, yani bir restoranın sunduğu ana ürün. Ortamın temizliği kalitesi, keyif alınabilir olması ise ikincil olarak algılanabilir belki. Bu örnekte peki, ikincil olabilir mi?

Bence imkansız! İnsan psikolojisi bunu reddeder kendini iyi ve hoş hissetmediği bir ortamda önüne istediğiniz yemeği koyun gözü onu göremez.

Bu durumdaki bir işletme, gelirini arttırmak için, yemeğin kalitesini arttırmakla değil ortalığı temizleyip güzelleştirmeye vakit harcamalıdır. Çünkü insanların algısı bu ortamda mümkün değil pozitif olamayacaktır.

Birçok başka örnek de veriyor ama en çarpıcılarından biri, İngiltere’de metro istsyonlarına yerleştirilen dot matrix ekranlarla, insanların tren bekleme algısını nasıl pozitife çevirdikleri hakkında.

İngiltere’de daha önce metro istasyonlarında herhangi bir sistem yokken, beklemek insanların psikolojisini kötü etkilerken, basit bir çözümle her istasyona yerleştirilen dev ekranlarda gelecek olan trenin kaç dakikası kaldığın göstermek insanlardaki bekleme algısını değiştirmiş.

Böylece ne kadar beklediklerini bildiklerinden dolayı eskisi kadar stress düzeyi yükselmiyormuş. Tabii burada durumlar üzerindeki kontrol derecemiz arttıkça, ruhsal olarak pozitif kalmamızın çok kolaylaşması da anlatılıyor.

Hiçbir ekstra tren koymadan ya da tren saatlerini sıklaştırmadan, bekleme süresinin ne kadar olduğunu göstererek müthiş bir verim sağlanmış.

Burada tamamen algı, insan psikolojisi ve de ek olarak da belirsiz bir beklemenin yaratacağı stresten ne kadar bekleyeceğini bilmenin verdiği rahatlığa doğru hızlı bir geçiş var.

İnkar edilemeyecek kadar büyük bir etki bu.

Tıpkı adı bilinen ağrı kesicilerin, hiç bilinmeyenlere göre çok daha etkili olması gibi. İçeriği birebir aynı bile olsa, ölçülen rakamlar bunu gösteriyor.

Ekonomistlerin gözden kaçırdığı en önemli kısım insan psikolojisi diyor Sutherland. Eğer bunu bir çözseler, herşey çok daha az maliyetli, daha fazla mutluluk verici ve de kolay olacak.

Unutmayın algı herşeydir 🙂

*=https://www.ted.com/talks/rory_sutherland_perspective_is_everything?language=en

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here